Kitap Analizleri

Dorian Gray’in Portresi Kitap Tanıtımı Eftelya Akdeniz’in Kaleminden

Dorian Gray’in portresi kitabını bundan daha önce de bloğumuzda kitap tanıtımlarını yayınladığımız Eftelya Akdeniz yaptı. Yeme içme gibi kitap okumayı gündelik bir alışkanlık haline getiren Eftelya Akdeniz’in tanıtımına geçmeden önce kitabın arka kapak yazısını buraya ekliyorum. Başlangıç ve bitiş cümleleri hariç bütün tanıtım kendisine aittir.

Kitabın arka kapak yazısı

Kitabın arka kapak yazısı kısa ama çok etkileyeci.
Dorian Gray son derece yakışıklı genç bir adamdır. Arkadaşı ressam Basil Hallward, genç adamın güzelliğinden öylesine etkilenir ki bir portresini yapar. Ressamın evinde hedonist Lord Henry’ yle tanışan Dorian, bu yeni dostunun gençlik ve haz üzerine düşüncelerinden çok etkilenir; hayattaki en önemli şeyin güzellik olduğuna inanan genç adam, portresini kıskanmaya başlayınca, kendisinin yerine onun yaşlanmasını diler.

Oscar Wilde’ın tek romanı Dorian Gray’in Portresi 1891’de yayımlandığında, Victoria döneminin ikiyüzlü ahlak anlayışının kurbanı olarak eleştirmenlerin ağır eleştirilerine uğradı. Wilde ise ısrarla, sanatın özünde ahlakdışının olduğunu vurguladı ve herkesin Dorian Gray’de kendi günahını göreceğini tekrarladı.

Öncelikle

Öncelikle bu kitapla tanışmamı sağlayan kuzucuğum Samet’e teşekkür ediyorum… Bu yorumumu ona ithaf ediyorum… @littlebookmonster_

Ocak ayında okuduklarım içinde en etkili ama çeviri olarak zorlandığım bir eser oldu Dorian Gray’in Portresi… Bu eseri ilk kez okumuş oldum; iyi ki geç okumuşum, çünkü içerisindeki derin cümleleri daha genç yaşımda tatmin edici şekilde anlayamazdım.

İnsan kendi kararlarının sonuçlarını gösteren ayna niteliğini taşır… Her bir seçimle beraber kazanılmış sonucun izlerini görmesi elbet mümkündür… Nitekim çoğu insan bu bilgiden habersiz yaşar, çünkü insan kendi vicdanı ile kolayca oturup konuşabilen bir varlık değildir… İstenmeyen sonuç vicdanın sesini yükseltir ve işte o zaman insan yansımasında ruhundaki sevaplarının, günahlarının izlerini görür.

Dorian Gray’in, insana yansımasını hatırlatma amacı taşıyan bir eser olduğunu düşünüyorum… Ressam Basil’in Dorian Gray ile tanışması, onun portresini çizmek istemesi ve Lord Henry ile Dorian Gray’i tanıştırmasıyla olay örgüsü başlar… Basil’in Lord Henry’e Dorian’ı anlatırken cümlelerinde tutkulu bir hayranlığın izlerini görebilirsiniz… Bu cümleler Lord Henry ile Dorian Gray arasındaki uzun dostluğun temellerini atacak merakı uyandıracaktır.

Lord Henry

Lord Henry benim gözümde kulağa günahları fısıldayan şeytan tasvirini, Ressam Basil ise vicdanımızın sesini oluşturuyor… Lord Henry, Dorian Gray’e ihtişamlı gençliğini ve kıskandırıcı güzelliğini adeta çiçek açtırırcasına iltifatlarla anlatırken gerçekten de Dorian Gray’in içindeki goncalar güneş yüzü görüp açmış olacaktır… Bu keşif tablonun tamamlanmasıyla kışkırtıcı bir beğenmişliğe sürüklenir… Tabii şeytanın sesi, bunun geçici olduğunu ve elinde varken yaşaması gerektiğini fısıldamıştır bir kere… Tabii bu söz saf Dorian Gray’i geride bırakacaktır ve tablosu masumluğunun günah elbisesini giymiş vicdanı olacaktır… Lord Henry sözleriyle Dorian Gray’in ne kadar hatalı yollara sürüklendiğini sonraki sayfalarda görmemiz mümkündür ve bu hatalar kaçınılmaz sonun cansuyu olacaktır.

 İnsana belli bir zamanı değil her zamanın içsel fırtınalarına ses olmayı başarmış bir eser olan Dorian Gray’in Potresi, üslubu ile sizinle konuşmaya, size vicdanınızı hatırlatmak için bir kuş misali çırpınmaktadır…

Vicdanınızın sesini unutmamak için okuyun efendim.

Alıntılar

“Bu ülkede bir kişinin seçkin ve zeki olması, ona en adi dillerin uzanması ve dedikodulara konu olması için yeterli bir nedendir. Ahlak kumkuması olduklarını iddia eden bu insanların kendileri nasıl yaşarlar acaba, bir de ona bakmalı… Sevgili dostum, ikiyüzlülüğün vatanında yaşadığımızı asla unutmamalısın.”

(Syf.229 – 1.Basım 2020)

“Güzelliği kalıcı olan her şeyi kıskanıyorum. Senin yaptığın şu portremi bile kıskanıyorum. Benim kaybetmek zorunda olduğum şeyi o neden sonsuza kadar muhafaza edebiliyor ki? Geçen her bir dakika benden bir şeyler alıp götürüyor ve ona bir şeyler veriyor. Ah keşke bunun tam tersi olsaydı! Keşke değişen şu tablo olsaydı ve ben her zaman şimdi olduğum gibi kalsaydım! Bu tabloyu neden yaptın? Günün birinde benimle korkunç bir şekilde alay etsin diye mi?” (Syf.48 – 1.Basım 2020)

Ve son söz!

Ve son söz olarak şunu ifade edebilirim. Büyük emek verilerek hazırlanmış bu tanıtım yazısını bloğumda yayınlamaktan keyif aldığımı belirtmek isterim. Ayrıca kitap okuma oranının yerlerde süründüğü bir zaamn diliminde kitap okumanın üzerine bir de okuduğu kitapların tanıtımını ya da özetini çıkararak kitapları tanıtmaya çalışan bu güzel insanlara yürekten  teşekkür ederim.
Başka bir kitap tanıtımında buluşmak dileğiyle..

Kitabın tanıtımını Eftelya Akdeniz yapmıştır.




İlgili içerikler
Kitap AnalizleriSanat

Allah'ı Arayan İmam Kitabının Analizini Özgür Köktürk yaptı.

Kitap Analizleri

Rahibe ; Denis Diderot'un Kaleminden Bir Başyapıt

Kitap Analizleri

Soykırım Bir İnsanlık Utancının Kaleme Alınmış Acı Hikayesi

Kitap Analizleri

Uğultulu Tepeler Emily Bronte'nin Kaleminden Harika Bir Kitap

Paylaşımlardan anında haberdar olmak istiyorsan abone ol!