Gündem

Bekir Coşkun Öldü, Eksildim. “Postal’ım” Tek Kaldı.

Bekir Coşkun öldü haberi sosyal medya ve internet sitelerine düştüğünde sanki içimden bir şeyler koptu ve ben ilk defa bir gazetecinin ardından ağladım. Sanki Bekir Coşkun benim bir parçam olmuş ben farkında değilmişim.
Sabah ilk kalktığımda onun yazılarını okurdum. Su gibi akar giderdi yazdıkları. Adeta kelimelerle dans ederdi. Kelimelerin dansından oluşturduğu cümleler muhatabına tam isabet ederdi. Yüreğinde taşıdığı muhteşem sevginin enerjisi her canlıyı kuşatırdı. Bambaşkaydı Bekir Coşkun. O kadar büyük bir yüreği vardı ki, sadece insanları değil tüm canlıları kuşatmıştı.

Bekir Coşkun kaleminin neden ruhu vardı.

Bekir Coşkun’un kaleminin bir ruhu vardı. O ruhun enerjisi kelimelere siner ve adeta iksirli bir yolculuktan sonra okurunun kalbine yerleşirdi. Yüzyüze gelmek nasip olmadı. Bunu çok da önemsemiyorum. Ben onu her gün evime misafir ettim. Her gün yazıları ile onunla sohbet ettim. Yüreği yüreğime değdi. Ben Bekir Coşkun’u gönlü zengin ağabeyim yaptım. Her gün okuduğum yazılarında gördüm ki; onun ruhunu acıtan ne varsa benim de ruhumu acıtıyor, ona ne iyi geliyorsa bana da çok iyi geliyordu.
Her gün en az sekiz, on köşe yazısı okurum. Ancak hiç değişmemiştir gazetenin ilk sayfasını ben onun onuncu köyü ile açardım. Ardından Yılmaz Özdil. Hep farklı yerlere koymuşumdur bu iki kalemi. Yazmak için değil, seninle muhabbet etmek için yazdıklarını hissederim. Görür mü bilmem!
Bekir Coşkun ile hayalimde Cunda’daki evinin denize bakan verandasında çok sohbet etmişliğimiz, çok çay kahve içmişliğimiz vardır. Yılmaz Özdil ise hayatta, ona Tanrı’dan uzun ve sağlıklı ömürler dilerim. Umarım hayalimde Bekir Coşkun ile yapmış olduğumuz muhabbetlerin gerçeğini Yılmaz Özdil ile yapmak nasip olur.

Gazetecilik onurlu bir kaleme sahip olmaktır.

Kalemini onurlu bir şekilde kimsenin emrine vermeden yazan gazeteciler gördüm bu hayatımda…
Okudum onları ve yazı yazmanın ne kadar erdemli bir uğraş olduğunu onlarla daha iyi anladım. Kimsenin karşısında eğilmediler. Kimsenin karşısında kalemlerini satmadılar. Dünyalık kazançlar uğruna onursuz bir hayatı tercih etmediler. Mahkeme salonlarında süründüler, ceza aldılar, tazminat ödediler, hakarete uğradılar, aşağılandılar, öldürüldüler ama ne dimdik duruşlarını değiştirdiler ne de kalemlerini sattılar.
Rahmetle anıyorum hepsini; Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Çetin Emeç, Turan Dursun, Çetin Altan ve kalemini satmayan bunu hayatı ile ödeyen diğer gazeteciler.

Yolun açık olsun yüce ruhlu kalem.

Yolun açık olsun Bekir Coşkun, kalemin değerine değer kattın. Kelimelere ruh verdin. Onlar hayatlarımıza dokundular ve seni yüreğimizde misafir ettik. Sen sadece bir gazetede yazı yazan sıradan bir gazeteci değildin. Aslında sen Bekir Coşkun kimliğin ile ağaçların, çiçeklerin, böceklerin, kedilerin, köpeklerin, mazlumların, seni anlamasalar bile dertleri ile dertlenip yazdığın insanların, kısaca nefes alan herkesin kalemiydin.
Ben ilk defa bir gazetecinin ardından ağladım ve ben bir insanın bu kadar eksikliğini daha toprağa konulmadan hissettim. Sen belki Urfa’da gözlerini açtığın o köyde defnedileceksin ama benim gibi milyonların kalbinde yaşayacaksın.

Senin hastalığın kanser değildi ben biliyorum.

Senin hastalığını herkes kanser diye biliyordu. Ben senin kanser olmadığını biliyordum. O hastalık kanser olsaydı sen onu yenerdin. O hastalığın adı bu ülkenin derdinin yüreğine oturmasıydı, cumhuriyet elden giderken canhıraş bir şekilde çırpınışındı. Karadeniz’in yaylalarında, Kaz dağlarında maden aramak için kesilen ağaçların feryadıydı. Senin hastalığın bu ülkenin bütün kaynaklarını şahsi zenginlikleri için kullanan ama utanmadan bu millet için çalıştıklarını söyleyen yalancıların utanmazlıkları idi. Kısaca sen yaşamayı sevdin ve herkesi aslında erdemli yaşamaya çağırdın.

Yolun açık olsun ustam.
Yüreğimden bir parça koparıp gittin.
İnan eksildim.
“Postal’ım” tek kaldı.

İlgili içerikler
GündemYaşam

Gaflet, Dalalet ve Hatta Hıyanet İçinde Olanlar

GündemSiyasetYaşam

Cumhuriyet Halk Partisi Bilinçli Olarak Tabela Partisi Haline mi Getiriliyor?

GündemSiyaset

Müzmin Muhalefet Neden Sona Ermiyor.

GündemSiyasetYaşam

Altılı Masa Ve Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Paylaşımlardan anında haberdar olmak istiyorsan abone ol!